Fotoğraf Makinesi Satın Alma Rehberi

Her gün vitrinlerde gördüğümüz irili ufaklı dijital fotoğraf makineleri, son on yıl içinde hızla günlük yaşantımıza girdi. Bilinen kamera üreticilerinin yanı sıra Uzakdoğu kökenli firmaların da piyasaya girmesiyle makine seçimi son derece zor hale geldi. Birçok insan, teknik özelliklerine dikkat etmeksizin yaptıkları seçimler sonucu zor…


Benim İhtiyacım Nedir?
Sanırım en önemli nokta bu sorunun cevabında saklıdır. Öncelikle fotoğrafçılıkla ne kadar ilgili olduğunuzu düşünmeniz gerekiyor. Günlük olayları fotoğraflamak için otomatik bir makine mi yoksa tüm özelliklerini değiştirebileceğim profesyonel bir makine mi? Bu sorulara cevap verebilmek için öncelikle piyasada satılan kamera tiplerini tanımamız gerekir.

Kompakt Dijital Kameralar: Adından da anlaşılacağı gibi küçük, kullanışlı ve ucuz makinelerdir. Genellikle tüm ayarlar otomatik olarak yapılır ve kullanıcının ayar yapma olanağı kısıtlıdır. Ortalama ışık koşullarının bulunduğu yerlerde ve flaşlı gece çekimlerinde iyi sonuç verirler. Profesyonel makinelere oranla çekim yapmak daha rahat ve zahmetsizdir. Küçük boyutlu olduğundan cepte yada çantada rahatlıkla taşınırlar, özel çanta gerektirmezler. Birçok profesyonel fotoğrafçı, çok hızlı fotoğraf çekmek gerektiğinde bu tip kameraları kullanırlar. Bu tip kameraların bazı dezavantajları da bulunmakta. Öncelikle yaratıcı (sanatsal) fotoğrafçılık konusunda yetersiz kalırlar çünkü birçok özelliğini elle ayarlamak mümkün değildir. Ayarlama yapılsa bile genellikle kötü sonuçlar verirler. Bunun yanında aksesuar (harici flaş, ek lensler, vb…) kullanma imkanı da çok sınırlıdır.

İleri Amatör (Yarı Profesyonel) Makineler: Dış görünüş olarak SLR (?) kameralara benzeyen ancak lens değiştirme imkanı bulunmayan makinelerdir. Teknik özellikleri açısından kompakt kamaralardan daha iyilerdir ancak kullanımı oldukça zor ve karmaşıktır. Gövdesi daha büyük ve şekilsiz olduğundan genellikle çanta içinde taşınmaları gerekir. Günlük kullanım için biraz karmaşık ve yavaş kalmaktadır. Bunun yanında çekim kalitesi ve çözünürlük, kompakt kameralara oranla daha iyidir. Ayrıca yaratıcı (sanatsal) fotoğrafçılığa başlamak için ideal kameralardır. Kameranın fonksiyonları öğrenildiği takdirde her ortamda kaliteli çekimler yapmak mümkündür. Aksesuar olarak birçok ek lens ve harici ekipmanlar bulmak da mümkündür.

Profesyonel (DSLR) Kameralar: Dış görünüş olarak diğer SLR kameralara benzerler ve lens değiştirme imkanı vardır. Bu özellikleriyle sanatsal fotoğrafçılığa son derece elverişlidirler. Diğer kameralarla karşılaştırıldığında çekim kalitesi yüksektir ve fotoğraflar profesyonel amaçla kullanılabilirler. Tüm ayarlarına müdahale etme olanağı vardır. Otomatik çekim imkanı olmasına rağmen genellikle her çekim öncesi ayarların kontrol edilmesi gerekir. Dikkatten kaçan bir ayrıntı kötü fotoğraflar çekmemize neden olabilir. Günlük kullanımları oldukça zordur, hatta birçok Dijital SLR için imkansızdır. Diğer gruptaki kameralara oranla daha büyük ve daha kırılgan makinelerdir. Bu kameraların baş düşmanı ise tozdur. Lensleri değiştirme sırasında kameranın kesinlikle toz almaması gerekir çünkü bu makinelerin sensörleri (ışık algılayıcıları) hemen tozlanabilmektedir. Bu durumda, çekilen fotoğrafın kalitesi düşer ve sensörün temizletilmesi gerekir. Bu nedenle çanta içinde taşınması zorunludur. Profesyonel kameraların bir avantajı da geniş aksesuar seçeneklerinin bulunmasıdır. Lensler de dahil olmak üzere profesyonel fotoğrafçıkla ilgili birçok ekipman ve aksesuar kullanmak mümkündür.

Diğerleri: Bazı özellikleri nedeniyle bu grupların hiçbirine girmeyen kameralardır. (Örneğin rangefinder tipi kameralar ya da orta format kameralar)

Hangi tipte kamera alacağımıza karar verdikten sonra marka ve model araştırmasına geçebiliriz. Bugün bilinen birçok markanın her tip kullanıcıya uygun modelleri bulunmaktadır. Bu markalar ve modeller arasından doğru seçim yapabilmek için öncelikle bazı terimleri ve kamera parçalarının görevlerini öğrenmemiz gerekir.

Sensör: Dijital fotoğraf makinelerinin en önemli parçasıdır. Işığı algılayıp görüntüye dönüştüren pikselleri içeren elektronik bir parçadır. Filmli kameralardaki filme denk gelir. CCD ve CMOS olmak üzere ana gruba ayrılırlar. Bugün üretilen birçok fotoğraf makinesi CCD sensörleri kullanırlar. Bu tip sensörlerin üretimi pahalı olup çok enerji tüketirler. Buna karşın görüntü kalitesi yüksektir. CMOS sensörler de kendi içinde ikiye ayrılır. Ucuz ve düşük kaliteli CMOS sensörler özellikle Uzakdoğu üretimi ucuz kameralarda ve webcam’lerde kullanılmaktadır. Yüksek teknolojili CMOS sensörler ise üstün görüntü kalitesi ve düşük enerji sarfiyatı nedeniyle üst seviye profesyonel kameralarda kullanılırlar. Satın almayı düşündüğünüz kameranın sensörünün CCD ya da yüksek teknolojili CMOS olmasına dikkat edin.

Sensörler ile ilgili önemli noktalardan birisi de içerdiği piksel sayısıdır. Çekilen fotoğrafın çözünürlüğünü belirleyen bu piksellerin sayısına göre fotoğraf makineleri sınıflandırılabilir. Örneğin uzun kenarında 2000, kısa kenarında 1500 piksel bulunduran bir kamerada toplam 2000 x 1500 = 3 milyon piksel (yani mega piksel) vardır. Piksel sayısı arttıkça çözünürlük de artar ancak her fotoğrafın boyutu da artacağından aynı karta daha az fotoğraf çekebilirsiniz. Kompakt kamera tercih edenler için bu rakam 3-5 megapiksel, yarı profesyoneller için 5-8 megapiksel, profesyoneller için 8-12 megapiksel olmalıdır.

Sensörlerle ilgili diğer bir nokta ise ISO hızıdır. Sensörün ışığa karşı duyarlılığını belirtir ve genellikle 50, 100, 200, … gibi rakamlarla ifade edilir. Düşük ISO hızında çekilen resimler daha canlı ve temizdir ancak pozlama süresi uzundur. Bu nedenle titreme sonucu bulanıklık olasılığı yüksektir. Genellikle ışığın çok olduğu ortamlarda çekim yapılırken kullanılır. Yüksek ISO hızlarında çekilen fotoğraflar daha kirli ve daha soluktur ancak pozlama süresi kısadır. Bu nedenle titremeye bağlı bulanıklık daha azdır. Genellikle düşük ışıklı ortamlarda ve konunun hızlı hareket ettiği çekimlerde (örneğin araba yarışları) kullanılır.

Sensörlerle ilgili dikkat edilmesi gereken son özellik ise büyüklüğüdür. Küçük sensörler ucuz olmaları yanında düşük kalitede görüntü üretirler. Büyük sensörler ise pahalıdırlar ancak temiz ve yüksek kaliteli görüntü üretirler.

Lensler: Dijital kameraların en önemli ikinci parçası da lenslerdir. Tek görevi görüntüyü Sensör üzerine net bir şekilde düşürebilmektir. Fotoğrafın net ve renklerin canlı olmasının en önemli etkeninden birisidir. Bazı ucuz kameraların lensleri plastik olmasına karşın genellikle lensler camdan üretilir. Her objektif belirli sayıda lens içerir. Bu lenslerin arasındaki mesafe değiştirilerek odaklama ya da yakınlaştırıp uzaklaştırma (zoom) hareketi gerçekleştirilir. Objektiflerin üzerinde yazan ‘mm’ cinsinden değerler lensler ile sensör arasındaki odak uzunluğunu belirtir. Bu uzaklık her kameranın farklı olabileceği gibi genellikle filmli SLR kameralarda kullanılan ölçüye denk olduğunu anlatan “35 mm equiv.” ibaresi yer alır. Bu ölçüye göre objektifleri normal, geniş açı, telefoto olarak ayırabiliriz.

Normal lenslerin odak uzunluğu 50 mm’dir ve insan gözünün görüş açısına denktirler. Bu sebeple birçok SLR kullanıcısı bu objektifleri tercih eder. Bu değerin altındaki odak uzunlukları ‘geniş açı’ olarak adlandırılır ve insan gözünün görebildiğinden daha geniş bir açıyı fotoğraflamamıza olanak verir. Bu tip objektiflerde kullanılan lensin kalitesine bağlı olarak az-çok fotoğrafın ortasında bir şişkinlik hissedilir. Odak uzunluğu 28 mm’nin altındaki objektifler ise ‘balık gözü’ olarak adlandırılır ve çok geniş bir açıyı fotoğrafa sığdırdıkları için çekilen fotoğrafın orta kısmı aşırı şekilde şişkin görülür. Yaratıcı fotoğraflar çekmek için nadiren kullanılırlar. Odak uzunluğu 50 mm’nin üzerinde olan objektiflere ‘telefoto’ ya da kısaca ‘tele’ objektif denir. İnsan gözünün gördüğü açıdan daha dar bir açıyı fotoğrafa yansıtırlar, bu sebeple dürbüne benzerler. Optik kusurları azdır ancak aynalı tele lenslerin bazı optik hataları görülebilir.

Kullanıcıya, birçok odak uzunluğunu kullanma olanağı sağlayan objektiflere ‘zoom’ objektifler denir. Örnek olarak odak uzunluğu 28-90 mm olan bir objektif ile 28 mm ile 90 mm arasındaki tüm odak uzunlukları kullanılabilir. Hem 28 mm geniş açı fotoğraflar çekilebilir hem de konunun yanına gitmeden yakınlaştırma sağlanabilir. En çok kullanılan zoom lensler şöyle sıralanabilir: 35-140 mm, 28-135, 35-70, vb… Bir zoom objektifin yakınlaştırma gücünü (ya da optik zoom değerini) bulmak için büyük rakam, küçük rakama bölünür. Örneğin 35-140 mm zoom lensin optik zoom katsayısı 140 / 35 = 4’tür. Yani kısaca bu objektifin 4x optik zoom’u vardır.

Objektiflerle ilgili son önemli nokta ise diyafram açıklığı yani ‘f’ değeridir. Objektifteki bu değer, diyaframın maksimum açık olduğu durumu belirtir. f değeri küçüldükçe sensöre düşen ışık miktarı artar, dolayısıyla hızlı fotoğraflar çekmek mümkün olur. Bu sebeple f değeri 3,5’ten küçük olan lenslere hızlı lensler denir ve genellikle fiyatları yüksektir. Bu değerin üstündeki lensler yavaş lenslerdir ve genellikle ucuzdurlar. Ortamda bulunan ışığın miktarına göre diyafram daha yüksek f değerlerine ayarlanarak sensöre düşen ışık miktarı ayarlanır, böylece fotoğrafın doğru pozlandırılması sağlanır.

Flaş: Işığın az olduğu ortamlarda hızlı ve kaliteli fotoğraf çekmek için gerekli ekipmanlardan birisi de flaşlardır. Bugün satılan birçok dijital fotoğraf makinesinde dahili flaş bulunmaktadır. Bu flaşlar ortalama kullanıcının ihtiyacını karşılayacak güçtedir ancak daha zor koşullarda ek flaşlar gerekebilir. Böyle bir durumda kameranın ek flaş kullanabilme özelliği olması gerekir.

Piller: Gelişen teknolojiyle birlikte şarj edilebilen pillerin kapasiteleri de arttı. Eski NiCD pillerin yerini NiMH ve Li-ion teknolojisini kullanan piller almaya başladı. NiMH piller genellikle standart kalem piller şeklinde üretilmesine karşın Li-ion piller kameraya özeldir. Kullanış açısından Li-ion piller daha verimli, uzun ömürlü ve pahalıdır; NiMH piller ise verim açısından daha zayıftır. Ayrıca şunu da belirtmek gerekir, Li-ion pillerin yerine standart kalem piller kullanılamaz.

Hafıza Kartları: Çekilen fotoğrafların depolandığı kartlardır. Bugün kullanılan belli başlı kart tipleri şöyledir: CompactFlash (CF), Secure Digital (SD), xD Picture (xD) ve MemoryStick (MS). Bu kartların arasında önemli farklar yoktur ancak satın alırken dikkat edilecek en önemli nokta yazma hızıdır. Hızlı bir kart, fotoğraf çekerken ve fotoğrafları bilgisayara aktarırken daha az zaman harcamanızı sağlar.

Öneriler:
- Satın almayı düşündüğünüz kameranın tüm standart özelliklere (çıkartılabilir hafıza, video ve zoom lens gibi) sahip olduğundan emin olun.
- Piksel sayısı her zaman daha kaliteli fotoğraf anlamına gelmez, bu sebeple ilgilendiğiniz kameranın ayrıntılı incelemesini www.teknorehber.com sitesinden takip etmenizi, sorunla karşılaşırsanız forumlarda bize danışmanızı öneririz.
- Bilinen büyük firmaların her tipte kamera ürettiklerini düşünerek anlamsız marka saplantısı yapmayın. Özelliklerine ve incelemelerine bakarak karar vermeniz, ileride sorunsuz fotoğraflar çekmenize yardımcı olacaktır.
- Kameranın çözünürlüğünü değerlendirirken gerçek piksel sayısını hesaba katın. Birçok ucuz kamera üreticisi, interpolasyon adı altında piksel sayısını olduğundan daha fazla gösterir.
- Dijital zoom değerini önemsemeyin çünkü asıl zoom optik zoom’dur. Dijital zoom yapıldığında fotoğraf kalitesinin düşeceğini unutmayın.
- F değeri düşük kameraları tercih etmeniz, size her ortamda rahat fotoğraf çekebilme olanağı sağlar.
- Bütçenizi belirlerken, alacağınız kameranın fiyatına hafıza kartı, ek lensler, ek piller, harici flaş vb. gibi ekipmanların fiyatını eklemeyi unutmayın.
- Satın almayı düşündüğünüz kameranın hangi tip hafıza kartı kullandığını öğrenin. Mümkünse birkaç tip kartı bir arada kullanabilen kameralar tercih edin.
- Lensleri değişmeyen kameralara takılan ek lenslerin kaliteleri genellikle düşüktür. Bu sebeple alacağınız kameranın odak mesafesini ve zoom özelliklerini iyi değerlendirin.
- Yüksek telefoto özelliğe sahip kameralarda ‘görüntü sabitleyici’ olmalıdır çünkü tele çekimlerde titreme olasılığı daha yüksektir.
- Stüdyo da ya da iç mekanlarda çekim yapacaksanız AC adaptörü kullanmak daha avantajlıdır. Bu sebeple kutu içeriğinde AC adaptör olmasına dikkat edin.
- Dış mekan çekim yapacaksanız, standart kalem pil ile çalışan bir kamera tercih edin. Aksi halde piliniz bittiğinde şarj etmek için birkaç saat beklemeniz gerekir.
- Kameranın açılma süresine ve çekim hızına dikkat edin, aksi takdirde beklemekten canınız sıkılabilir.
- Yakın çekim yapmayı düşünenler için makro özelliği şarttır. Aksi halde istediğiniz gibi çekim yapamazsınız.
- Gözlük kullananlar, vizörün diyopter ayarı olmasına dikkat etmelidir.
- Profesyonel ve yarı profesyonel kameraların çanta ile kullanılması gerekir. Çantanızda her zaman yedek pil, şarj aleti, aktarma kablosu ve sürücü CD’si bulunmalıdır.
- Daha profesyonel çekim yapmayı düşünenlerin yanında ek olarak tripod, ek lensler, harici flaş, filtreler ve hatta boş bir CD bulunması gerekir.